Kripto Piyasasında Tarihi Adım: SEC, Spot Bitcoin ve Ethereum ETF'leri İçin Ayni İşlemleri Onayladı
SEC'den kripto devrimi! Spot Bitcoin ve Ethereum ETF'leri artık doğrudan kriptoyla alınıp satılabilecek. Bu karar, piyasayı baştan sona değiştirecek bir adım.

30 Temmuz 2025 tarihi, kripto para piyasaları için tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), piyasalardaki uzun süreli beklentiyi sona erdirerek, tüm spot Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) borsa yatırım fonları (ETF) için ayni (in-kind) yaratım ve itfa süreçlerine resmi onayı verdi. Bu karar, düzenleyici kurumun dijital varlıklara yaklaşımında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor ve geleneksel finans ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu derinleştiriyor.
Piyasayı Dönüştürecek Ayni Modelin Sırları
SEC'in bu çığır açan kararı, ETF likiditesini sağlayan büyük kurumsal yatırımcılar olan yetkili katılımcıların, ETF paylarını nakit yerine doğrudan Bitcoin veya Ethereum cinsinden oluşturmasına ve geri çekmesine imkan tanıyor. Bu mekanizma, sektörde uzun süredir beklenen ve operasyonel verimliliği önemli ölçüde artıracağı düşünülen bir gelişmeydi. Piyasa uzmanları, ayni işlemlerin, yetkili katılımcıların yatırımcı talebini daha yakından takip etmesine ve varlıkları sürekli olarak itibari para birimlerine dönüştürme ihtiyacı olmaksızın ETF arzını gerçek zamanlı olarak ayarlamasına olanak tanıyarak çok daha verimli ve güvenli bir yapı sunduğunu belirtiyor.
Hatırlanacağı üzere, geçen yılın Ocak ayında piyasaya sürülen ilk spot Bitcoin ETF'leri, o dönemin düzenlemeleri gereği yalnızca nakit yaratım ve itfa süreçleriyle işlem yapabiliyordu. Bu durum, özellikle kurumsal piyasa yapıcılar için operasyonel karmaşıklık yaratıyor ve verimlilik açısından önemli bir engel teşkil ediyordu. Yeni düzenlemeyle bu engel büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda, bu da fonların yönetimini ve piyasa yapıcılığını basitleştiriyor.
Atkins Dönemi: SEC'den Kripto Varlıklara Yeşil Işık
Bu önemli karar, SEC'in bu yılın başlarında göreve gelen yeni başkanı Paul Atkins'in liderliğinde atılan ilk büyük kripto dostu politika hamlesi olarak öne çıkıyor. Eski bir SEC komiseri olan ve piyasa dostu görüşleriyle tanınan Atkins, uzun süredir dijital varlıklara yönelik daha açık ve uzlaşmacı bir düzenleyici yaklaşımı savunuyordu. Konuyla ilgili basın açıklamasında, Başkan Atkins, "SEC'te yeni bir gün doğdu. Başkanlığımın temel önceliklerinden biri, kripto varlık piyasaları için amaca uygun bir düzenleyici çerçeve geliştirmektir" ifadelerini kullandı. Atkins ayrıca, "Komisyonun, bir dizi kripto varlık ETP'si için ayni yaratım ve itfaya izin veren bu kararları onaylamasından memnuniyet duyuyorum. Yatırımcılar, bu onaylardan faydalanacak, zira bu ürünler daha az maliyetli ve daha verimli hale gelecek" sözleriyle kararın önemini vurguladı.
Kurumsal Devlerin Talebi ve Piyasaya Etkisi
Bu dönüşüm, BlackRock'ın Ocak 2025'te iShares Bitcoin Trust (IBIT) için ayni işlemlere izin verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun ardından geldi. Fidelity ve Ark Invest gibi sektörün diğer büyük ihraççıları da bu talebi hızla takip etmişti. Piyasa gözlemcileri ve analistler, bu kararın kurumsal yatırımcıların her iki ETF grubuna katılımını önemli ölçüde artıracağını, arbitraj ve riskten korunma stratejileri üzerindeki operasyonel sürtünmeyi azaltacağını belirtiyor. Bu durum, ETF'lerin fiyatının dayanak varlıklarına daha yakın seyretmesine yardımcı olacak ve yatırımcılar için daha şeffaf bir piyasa sunacak.
SEC ayrıca, IBIT opsiyon ticareti için pozisyon limitlerinde bir artışı da onayladı. Pozisyon limitleri, piyasa manipülasyonunu veya aşırı riski önlemek amacıyla bir yatırımcının veya kurumun tek bir menkul kıymette kontrol edebileceği opsiyon sözleşmesi sayısını kısıtlayan düzenleyici üst sınırlardır. Bu limitlerin yükseltilmesiyle SEC, Bitcoin ETF piyasasının likiditesi ve olgunluğuna yönelik güvenini işaret ediyor ve kurumsal yatırımcılara fonun performansı üzerine daha fazla esneklik sunuyor. Bu gelişme, 2026 yılı ve sonrasında kripto para birimleri ve geleneksel finans arasındaki entegrasyonun daha da derinleşeceğinin önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor.




