Bitcoin ATM Yasakları: Çifte Standart mı?
ABD'de artan dolandırıcılık vakaları nedeniyle küçük şehirler ve kasabalarda kripto para ATM'leri yasaklanmaya başladı. Choise.ai'nin kurucusu Vladimir Gorbunov, bu yasakları eleştirerek bankalarla kıyaslandığında büyük bir "çifte standart" uygulandığını iddia etti. Kripto para ATM'lerinin yasa dışı faaliyetlerde kullanıldığı gerekçesiyle hedef alınması, sektörde tartışmalara yol açarken, Gorbunov gibi bazı isimler bu durumun haksız bir ayrımcılık olduğunu savunuyor. Yasakların kripto para kullanımını nasıl etkileyeceği ve alternatif çözümlerin neler olabileceği merak konusu.
26 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla, ABD genelinde, özellikle küçük kentlerde ve kasabalarda artış gösteren kripto dolandırıcılığı vakalarına karşı alınan tedbirler kapsamında gündeme gelen Bitcoin (BTC) ve diğer kripto para ATM'lerine yönelik yasaklama dalgası, küresel dijital varlık piyasasında geniş yankı uyandırdı. Bu kararlar, sektörün önde gelen isimlerinden Choise.ai'nin kurucusu Vladimir Gorbunov tarafından sert bir dille eleştirilerek, getirilen kısıtlamaların bankacılık sektörüyle kıyaslandığında kabul edilemez bir "çifte standart" olduğunu savundu.
Choise.ai Kurucusu Gorbunov: "Bankalar Neden Muaf Tutuluyor?"
Kripto para dünyasının önemli seslerinden Vladimir Gorbunov, kripto para ATM'lerinin yasa dışı faaliyetlerde kullanılması gerekçesiyle hedef alınmasının adil olmadığını net bir şekilde belirtti. Gorbunov'a göre, geleneksel bankacılık sektörü de benzer sorunlarla, hatta zaman zaman daha yüksek suç oranlarıyla karşı karşıya kalıyor. Ancak, bankacılık faaliyetlerine yönelik genel bir yasaklama kararı alınmazken, kripto para ATM'lerine uygulanan bu kısıtlamaların, piyasayı ve kullanıcıları haksız yere cezalandırdığını ifade etti. Bloomberg'e yaptığı açıklamada, "Bu durum, dijital finansın gelişimini engellemeye yönelik bir bahane olarak kullanılıyor," diyen Gorbunov, düzenleyicileri tutarlı ve tarafsız bir yaklaşım sergilemeye çağırdı.
Tüketici Güvenliği mi, Dijital Finansın Önü mü Kesiliyor?
Söz konusu yasakların arkasındaki temel neden, yetkililer tarafından tüketicileri koruma ve özellikle yaşlı bireyleri hedef alan kripto dolandırıcılığının önüne geçmek olarak açıklanıyor. ABD'li yetkililer, geçen yıl (2024) bu tür dolandırıcılık vakalarında ciddi bir artış yaşandığını ve bu yıl (2025) da benzer eğilimlerin devam ettiğini kaydetti. Ancak, pek çok kripto para uzmanı, topyekûn yasaklar yerine, daha sıkı kimlik doğrulama süreçleri (KYC), işlem limitleri ve şeffaflık sağlayan regülasyonların uygulanmasının daha etkili ve adil bir çözüm olabileceği görüşünde. Dijital Varlıklar Birliği tarafından yayınlanan bir raporda, bu tartışmanın, kripto para sektörünün yasal çerçevesinin ve düzenlemelerinin belirlenmesi konusundaki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne serdiği belirtildi.
Yasakların Piyasaya Etkisi: Kullanıcılar Alternatiflere Mi Yönelecek?
Bu yasaklar, kripto para yatırımcılarının nakit karşılığında kripto alım satımı yapma imkanlarını doğrudan kısıtlıyor. Özellikle banka hesabı olmayan veya geleneksel finans sistemine erişimi kısıtlı olan kişiler için Bitcoin ATM'leri, dijital varlıklara önemli bir giriş kapısıydı. Uzmanlar, bu kısıtlamaların, dijital varlıkların daha geniş kitlelere ulaşmasını engelleyerek kripto kullanımının potansiyelini düşürebileceğini öngörüyor. Sektör analistleri, kullanıcıların alternatif alım satım yöntemlerine, örneğin eşler arası (P2P) platformlara veya merkezi borsalara yöneleceğini ancak bunun bazı kullanıcılar için adaptasyon zorlukları yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu durumun regülasyon baskısını daha da artırarak, gelecek yıl (2026) ve sonraki dönemlerde daha kapsamlı yasal düzenlemelerin önünü açabileceği düşünülüyor.
ABD'nin Kripto Geleceği: Yenilik mi, Kısıtlama mı Kazanacak?
Piyasa uzmanları, bu yasakların uzun vadede kripto para inovasyonunu engelleyebileceği ve ABD'nin bu alandaki küresel liderliğini zayıflatabileceği endişesini taşıyor. Ancak diğer yandan, daha sıkı düzenlemelerin ve güvenlik önlemlerinin, dolandırıcılığı azaltarak sektörün genel itibarını artırabileceği de dile getiriliyor. Bu, hem kurumsal yatırımcıların hem de bireysel kullanıcıların dijital varlıklara olan güvenini pekiştirebilir. Kripto para ATM'lerinin geleceği ve bu türden yasal kısıtlamaların sektör üzerindeki uzun vadeli etkileri, 2025 yılı boyunca ve önümüzdeki yıllarda küresel çapta yakından takip edilmeye devam edecek.



